•                                       
  • Olumsuzluk hatırlatan sahne ve kişilerden UZAK DUR!...
  •                                       
İyi ki doğdun DENİZ

İyi ki doğdun DENİZ

En yakın kız arkadaşlarımdan bir tanesi iki sene önce Şubat ayında evlendi. Bu “en yakın kız arkadaş” sıfatını biz kadınlar çok iyi biliriz. Onlardır bizi sarıp sarmalayan, acılarımıza derman, gönül yaralarımıza şifa olan. Ağladığımızda burnumuzdan mendili, başımızdan omzunu eksik etmeyen. İşte benim hayatımdaki bu harika kadınlardan bir tanesi bay doğruyu buldu, evlendi ve hikayemiz başladı J

Otuzlu yaşların sonuna yaklaşmış bir kadın ve erkek oldukları için hemen anne baba olmaya karar verdiler. Ne yazık ki doğal yollardan bebek dünyaya getirme girişimleri olumsuz oldu. Zorlu bir süreçten geçip birinci tüp bebek denemelerinin sonucu olumsuz olunca tekrar tüp bebek denemesinden vazgeçerek 2012 Şubat ayında evlat edinmeye karar verdiler. Ve bu yola EMEK vermeyi seçtiler. İkisiyle de gurur duyuyorum !!!

Her şey bir niyetle başladı aslında. Arkadaşım “ANNE OLMAK İSTİYORUM” niyetini sesli olarak dile getirdi. Ve onunla ilgili süreci başlattı. Hatta Şubat ayında ikinci balayına çıkarak doğal yoldan anne baba olmaya bir şans daha verdiler, olmadı. Süreç işlemeye başlamış, sayfalar dolusu sorulara cevaplar yazılır, mülakatlara görüşmelere alınırlarken doğru anne baba olup olmadıklarına karar verileceği (ben ona –ABYS- Anne Baba Yerleştirme Sınavı diyorum) sınavlar zinciri ile karşı karşıya kalmışlardı.

Görüşmelerin ve soruların ardı arkası kesilmiyor ve zaman ilerledikçe arkadaşım daha da geriliyordu. Geçen sene Ekim ayına geldiğimizde bu gerilim tavan yaptı ve arkadaşım bir bebeğin sorumluluğunu alabilecek mi, doğru anne olabilecek mi sorularıyla bunalıma girdi. Ama yüksek  plan öyle güzel işliyordu ki! Aynı günlerde iş için başka bir şehre gitti. Kaldığı otelde sabah kahvaltısı için tabağını hazırlarken, annesini kaybetmiş minik bir kız gözyaşları içinde ve ağlamaktan etrafı fark edemez bir halde ona “anne” diye sarıldı.  Arkadaşım, iç güdüsel olarak bütün sevgisiyle bebeğe sarıldı ve o an fark etti ki bir çocuğa verilebilecek en büyük armağan “koşulsuz sevgi” onda fazlasıyla vardı.

İçsel olarak rahatlamış olsa da evlat edinme prosedürleri ve sıkıntılı süreç birkaç ay daha onları zorlamaya devam etti. Ve 2013 Şubat ayına gelindiğinde müjdeli haber geldi ve dört aylık DENİZ bebek hayatlarına giriverdi J

Yarın DENİZ’in doğumgünü. Artık 1 yaşında, yakışıklı, karizmatik bakışlı, harika bir erkek olma yolunda ilk adımlarını atıyor.

Onlar ermiş muradına biz de çıkaralım kendimize kıssa dan hisse…

Hayatınızda olmasını arzu ettiğiniz dileklerinize şöyle bir bakın. Aradan zaman geçiyor ve olmadığını düşünüyorsunuz ya, işte orada durun ve bu hikayeyi düşünün tekrar.

Arkadaşım “ANNE OLMAK İSTİYORUM” niyetini sesli olarak dile getirdiği Şubat ayında Deniz bebek anne rahmine düştü. Sorular, mülakatlarla geçirdiği ve dileğinin gerçekleşmeyeceğini düşündüğü bütün aylar boyunca Deniz bebek anne karnında gelişimini tamamlıyordu. Arkadaşım tam da artık sabırının taştığı, anne olmaktan vazgeçeceği günlerde ona “anne” diye sarılan minik kızla karşılaştığı günlerde Deniz bebek dünyaya merhaba diyordu. Sonra yine sıkıntılı geçen günlerde aslında Deniz bebeğin ona gelmesi için gereken kanuni prosedür süreci işliyordu. Ve niyetini seslendirdikten tam bir yıl sonra 2013 Şubat ayında bebeği hayatına giriyordu.

Tüm NİYET ler gerçekleşir. Yeter ki siz niyetinizde samimi  olun, içten olun ve yüksek planın sizin için çalıştığından emin olun…

YORUMLAR